Adnan Oktar’ın basın toplantısından kesitler

Adnan Oktar’in Avrupa basını için yaptığı basın toplantısının videolarını YouTube’da izliyorum. Basın toplantısında öyle şeyler söylenmiş ki bunları herkesin öğrenmesi lazım. Bunlar gizli kalmamalı. Oldukça uzun bir basın toplantısı olmuş. Ben de izledikçe önemli yerleri sizlere aktaracağım. Parantez içinde olan kalın ve italikli yazılar benim yorumlarımdır:

Akademik eğitim, fosiller ve kitapları hakkındaki düşünceleri

BM: Şimdi benim bildiğim kadarıyla bilimsel anlamda herhangi bir yüksek eğitiminiz yok. Teorinizi nasıl bilimsel olarak adlandırıyorsunuz?

AO: Hayatı anlamak için akademik eğitime gerek yoktur. Evrimin olmadığını anlamak için de akademik eğitime gerek yoktur.

Biz buraya binlerce fosili getirip serelim. Ortaokul çocuklarını getirelim. “Çocuklar milyonlarca yıl önceki fosilleri görüyorsunuz şu anda. Ama şu anki canlılarla hiç farkı yok.” desek çocukların akademik eğitim görmesine gerek kalır mı burda? Değişmediği açık belli.

( Peki Adnan Oktar sizce milyonlarca yıllık bir fosilin bugünkü bir canlı ile tamamen aynı olduğunu nasıl anlıyor? Fosili bulan ve incelemeler yapan bilim adamlarının bilimsel makalelerinden mi bu sonuçlara varıyor? Elbette hayır. Adnan Oktar’ın bu sonuca varması için yapması gereken tek şey fosile söyle bir bakmak. Bu kadar, başka bir şeye gerek yok. Sonuca ulaşmak için fosile belki de sadece fosilin resmine kısa bir bakış atması yeterli. Ne gerek var fosili bilimsel olarak incelemeye. Kolayı var. “Şimdikiyle aynı, hiç değişmemiş” der geçerim. Kim nerden bilecek ne olduğu?)

Dünya insanlığını darwinistler oyuna getirmiştir… Darwinizm son derece kolaydır anlaşılması. Delilleri son derece açıktır. Darwinizmin olmadığı, evrimin olmadığı da son derece açıktır.

(Doğrudur, anlaşılması da kolaydır, delilleri de açıktır. Ama nedense hala o delilleri görmezden gelip evrimin doğruluğunu kabul etmemek için uğraşanlar var.

Asıl bomba burda geliyor. Aman koltuklarınızdan düşmeyin, sıkı tutunun.)

Mesela benim bu kitabımı okuyup da etkilenmeyen ve evrimin yanlış olduğunu kabul etmeyen bir insan benim tahminim yoktur. Meydana gelen paniğin nedeni de budur. Ama darwinizmi öyle bir kavramış öyle bir yok etmiştir ki kitap inkarı mümkün olmayacak derecede açıktır. O yüzden bu kadar etki meydana getirdi.

(Anlaşılan bundan sonra insanları ikiye ayıracağız. (1) Adnan Oktar’ın Yaratılış Atlas’ını okumayıp hala evrimi kabul edenler ve (2) Yaratılış Atlas’ını okuyarak evrimin yanlış olduğunu görenler. Burda bize düşen de Adnan Oktar’a insanlığa yaptığı bu muhteşem katkıdan dolayı şükranlarımızı sunmaktır.

Şaka bir yana, sanırım Adnan Oktar kitaplarında yazanların bilimsel gerçekler ve doğrular olduğuna kendini bile inandırmış gibi gözüküyor.)

Şimdilik bu kadar. Videoyu izlemeye devam ettikçe önemli bölümleri aktarmayı sürdüreceğim. (11.06.2007 00:11)

Geçiş fosilleriyle ilgili düşünceleri

BM: Maymunlar ve insanlar arasındaki bulunan kalıntılar, bu vartlıklarla ilgili düşünceniz nedir o zaman?

AO: Bu tür bir ara varlık yok. Bu çok önemli. Benim kitaplarımda yüzlerde kafatası fosili sergiledim. Bunların birçoğu 70-80 milyon yıllık. Hiçbir hayvanın kafatasında bir değişiklik olmamıs. Ama darwinistlere göre ne hikmetse bir tek insanın kafatasında bir değişiklik olmuş.

(70-80 milyon yıllık kafatası fosilleri sergilemiş Adnan bey. İlginç! Nedense ben kitaplarına bakınca bu tıp fosiller göremedim. Bilim adamlarının bulgularına göre en eski Homo sapiens yani modern insan fosilleri 200 bin yıl öncesine dayanırken en eski insansı fosilleri yaklaşık 5-6 milyon yıl öncesine kadar gider. Adnan bey ise 70-80 milyon yıllık kafatası fosillerinden bahsediyor. Gerçekten çok ilginç. Bir de üstüne üstlük bunların hiç değişmediğini söylüyor. İnsansı türlerine ait kafatası fosilleri incelendiğinde yaklaşık 3.5 milyon yıl içinde beyin hacminin 400 cc civarından başlayarak 1500-1600 cc dolaylarına geldiği görülebilir. Ama nedense(!) Adnan Oktar bunları görmek istemiyor ve fosillerde hiçbir değişiklik olmadığını iddia ediyor.)

BM: Bu maymun da değil insan da değil. Bu çeşitli yerlerde Atapuerca gibi yörelerde bulunmuş olan kalıntılar nedir sizce?

AO: Maymun türü olan tüm canlılar insana benzerler. Bu çok normal. Bunların bir çoğu soyu tükenmiş maymun türleridir. Yahut orangutan veyahut gibon, yani ara fosiller bakıldığında bu tarz birşeye raslayamıyoruz. Yani ara fosil tarzında birşeye raslayamıyoruz. Zaten kitaplarımda da çok detaylı bilgi var bu konuda. Mesela Piltdown adamı bir sahtekarlık ürünüdür. Piltdown adamı isimli fosil sahtekarlık ürünüdür. Diğerleri de aynı tarzdadır. Yani tek tek şimdi uzun teknik bilgi verirsem çok vakit alır ama bunların hakkında çok detaylı bilgiyi kitabımda görebilirsiniz.

(Adnan beyin işi ne kadar da kolay değil mi? “Bunlar nesli tükenmiş maymun türleridir veya orangutan, gibon gibi canlıların fosilleridir. Ara tür falan yoktur.” diyerek işin içinden çıkıyor. Onlarca insansı türünü bir çırpıda silip atıyor. Binlerce bilim adamının, araştırmacının çalışmalarını bir anda yok saymak ne kadar da kolay değil mi?

Ayrıca Adnan Oktar’ın bu konuda konuşurken ne kadar zorlandığını görmeniz lazım. Merak edenlere videoları izlemelerini tavsiye ederim. Zaten dikkat ederseniz anlamlı ve düzgün cümleler kuramadığını görürsünüz. Hemen ardından kitaplarında bu konuyla ilgili bilgiler olduğunu söyleyerek konuyu kapatmaya çalışması da çok anlamlı. Tabi bir de sözü Piltdown adamı ile sahtekarlıklara getirmesi de çok manidar. Hele bir de “diğerleri de aynı tarzdadır” diyerek tüm ara fosilleri sahtekarlık ürünü olarak damgalaması işin boyutunu göstermesi açısından önemli diye düşünüyorum. Bu arada yaratılışçıların sık sık başvurduğu Piltdown adamı ve diğer birkaç sahtekarlık suçlamasının cevabı için daha önce yazmış olduğum Birkaç evrim karşıtı iddianın cevapları başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.)

Tekrar bir ara veriyorum. Önemli gördüğüm kısımları aktarmaya devam edeceğim. (11.06.2007 01:58)

Evrimi hedef olarak seçmesinin nedenleri

BM: Benim sormak istediğim soru acaba neden sürekli olarak evrim konusunun üzerinde bu kadar duruyorsunuz bu kadar çok vurguluyorsunuz…Bugün dünyada karşılaştığınız en büyük sorun bu mu? Yaratılış mı yoksa evrim mi? Temel sorun mu acaba?

AO: Komünizmin, faşizmin ve masonluğun dayandığı temel nokta darwinizmdir. Bunlar da dünayayı etkileyen halen en büyük güçlerdir. Vahşi kapitalizmin kökeninde de yine darwinizm vardır. Darwinizm gittiğinde insanlar dünyayı yeniden yorumlayacaklardır, olaylara yeniden bakacakdir. Komünizme inanma kalkar, faşizme inanma kalkar, masonluğa inanma kalkar ve olaylara daha objektif ve daha akılcı bakma ortaya gelir. Şartlanmışlık ortadan kalkar. Onun için çok hayatı buluyorum. Hitler, Lenin, Mao, Stalin hepsi darwinisttiler.

(Evrim ile komünizm, faşizm veya masonluk arasında ufak bir bağ bulmak bile zorken Adnan Oktar evrim teorisini bunların temeli olarak görüyor. Gerçekten çok ilginç. Mesela komünizmin temelinde nasıl oluyorda darwinizm bulunuyor çok merak ediyorum. Aynı şekilde faşizmle veya masonlukla darwinizmin ne ilgisi var? Sanırım Adnan Oktar darwinizmi dinsizlikle eş anlamlı olarak kullandığı için ve komünizmi de dinsizliğin bir simgesi olarak gördüğü için komünizmin temelinde darwinizm olduğunu sanıyor. Ayrıca Stalin darwinistti diyerek komik duruma düşüyor. Stalin darwinizme karşı lamarkizmi tercih ettiğini kendi kitabında söylüyor. Doğal seçilimin öngürdüğü bireysel mücadelenin, Marksist düşüncedeki toplu olarak sınıf mücadelesiyle çeliştiğini düşünüyordu. Yine aynı şekilde siyasi görüşlerine ters gelen genetiğin, kapitalist ürünü sözde bilim olduğunu düşünüyordu (kaynak). Ama anlaşılan Adnan Oktar’ın bunlardan haberi yok ki Stalin’in darwinist olduğunu söylüyor.

Hitler de Adnan beyin düşündüğü gibi darwinist ve dinsiz değildi. Hitler, hayatının ilk döneminde bir katolikti ama daha sonra pozitif hristiyanlık dediği bir inanca sahip oldu ve bunu kitabında da belirtmişti. Kitabında birçok yerde Tanrı’ya vurgu yapmıştır. Kitabında bir yerde Tanrı’nin dileğiyle insana şeklini özünü ve kabiliyetlerini verdiğini söyler (kaynak). Yani Hitler aslında bir yaratılışçıdır. Hitler’e darwinist demek için Hitler’in bu konudaki düşüncelerini bilmemek gerekir.

Kaldı ki tüm bunlar doğru bile olsaydı bu tip siyasi, felsefi veya dini görüşler nedeniyle bilimsel bir teoriye karşı mücadele vermek kabul edilemezdi. Eğer bilimsel bir teori doğruysa doğrudur. Sizin siyasi, felsefi veya dini görüşlerinizle uyuşmuyor diye bilimsel bir teorinin karşısında duramazsınız. Bilimde bu tip şeylere yer yoktur. Bilimsel bir düşünceyi siyasi bir hareket bir şekilde kullanıyorsa bu durum bilimsel düşüncenin doğruluğunu etkilemez. Bilim objektiftir, bağımsızdır.

Kişileri örnek göstererek “şunlar şunlar darwinistti, darwinizm şu görüşlerin temelidir, bunları ortadan kaldırmak için önce darwinizmi yok etmek gerekir” gibi düşünceler bence akıldan, mantıkdan ve sağduyudan uzak, temelsiz yaklaşımlardır. Bunlara ancak bilimsel düşünceyi sindirememiş, olaylara objektif bakmayı beceremeyen, ilgili konu hakkında temel bilgiden yoksun insanlar kanacaktır. Bu tip metodlarla bir yere varılması mümkün değildir.)

Tekrar bir ara veriyorum. Önemli gördüğüm kısımları aktarmaya devam edeceğim. (11.06.2007 03:27)

Kitaplarını nasıl yazıyor?

BM: Benim anladığım kadarıyla 250’den fazla kitap yazmışsınız. Öncelikle sunu sormak istiyorum. Acaba bu kadar vakti nereden buluyorsunuz bütün bu kitapları yazmak için?

AO: Ben çalışmaları yaparken İngilizce, Fransızca, Almanca her dilde benim arkadaşlarım bana bu tarz kitapları tercüme edip hazır olarak getirirler hatta kritik de yaparlar. Ben onları bir araya getirip yorumlayıp editöre veriyorum. Yani daha pratik ve daha kolay bir yöntem kullanıyorum. O yüzden böyle süratli oluyor. Yani normal bir yazar hem kendi tercüme eder, kendi araştırır, kendi bu işlerle ilgilenir. Ben o ara çalışmaları ekip halinde arkadaşlarımla yapıyorum. O yüzden böyle kolay oluyor.

(Yani aslında kitapları Adnan Oktar yazmıyor. Arkadaşları her türlü çeviri ve eleştiri işini kendileri yapıyor. Adnan bey ise en sonunda yorumunu ekliyor. Bu yorum da muhtemelen “işte gördüğünüz gibi evrim teorisi çökmüştür” veya “gördüğünüz gibi evrimciler bile evrimin çöktüğünü itiraf ediyorlar” gibi klişeler oluyordur.

Buradaki asıl önemli nokta Amerika kökenli yaratılışçıların kitaplarının Harun Yahya kitaplarının temel kaynağı olduğudur. Adnan Oktar’ın bunu kabul etmiş olması önemlidir. Biz bunu yıllardır söylüyorduk ama yaratılışçılar buna inanmıyorlardı, belki de inanmak istemiyorlardı. Sanırım şimdi onlar da gerçeği görmüşlerdir.

Ayrıca Adnan Oktar bunu kabul ederek daha önce Kadir Çelik’le yaptığı röportajda söyledikleriyle çelişmiştir. Kadir Çelik’ın “bu kitapları siz mı yazıyorsunuz” şeklindeki sorusuna “…eğer ben yazmıyorsam, bunu yapabilecek dünyada, yüzlerce profesör var, yüzlerce grup var. Herhangi biri çıksın, bu kitapların benzeri bir kitap yazsın. Benim de bu kitapları yazmama gerek kalmaz o zaman.” diyerek cevap vermişti. Şimdi ise bu konuyla ilgili kitapların tercüme edilip hazırlanıp önüne hazır olarak geldiğini kendisinin sadece yorumlarını eklediğini söylüyor. Demek ki bu kitaplara benzer kitaplar varmış Adnan bey. Yani sizin de artık bu kitapları yazmanıza gerek kalmadı.)

Tekrar bir ara veriyorum. Önemli gördüğüm kısımları aktarmaya devam edeceğim. (11.06.2007 11:58)

Yaratılış Atlası, Bilim ve Gelecek dergisinde yanlışlanmıştır

BM: Neden böyle bir basın toplantısı yapıyorsunuz? Asıl amaç nedir?

AO: Birçok nedeni var. Birçok yanlış anlaşılma var.

[…]Üçüncüsü, kitabın yasaklanması talebi var. Bu çok çirkin, çok zavallıca ve çok aciz bir üslup. Fikre karşı fikirle çıkılır. Mesela eğer bu kitap yanlışsa, anlatılanlar yanlışsa bunu anlatan bir kitapçık çıkarılır, konu biter.

[…]Mesela darwinistlerin tatlı rüyası kitabın yasaklanması, dünya çapında yasaklanması. Yani şunların tatlı rüyası, yanı ısrarlı talep bu. Halbuki bunu yapacaklarına 10-15 tane evrimci profesör bir araya gelir, bir kitap yazarlar. Alın bu kitabın cevabı derler. Konu biter. Hem cevap veremiyorlar çünkü cevap veremez çünkü doğru anlatılanlar. Nasıl cevap versin? Doğru olduğuna adı gibi emin. O yüzden de sadece yasaklanmasını talep ediyorlar.

(Yaratılış Atlası kitabının yasaklanmasının talep edildiğini ilk defa duyuyorum. Bana bu hayali bir iddia gibi geldi. Şimdiye kadar Adnan Oktar’in yazdığı yüzlerce kitaptan bilimsel gerçeklere uymaması açısından pek bir farkı olmayan bu kitabın yasaklanmasını kim neden istesin? Diğer yüzlerce kitap da sayısız bilimsel yanlış içeriyordu bu kitap da içeriyor. Yasaklanması gereksiz olur. Böyle yanlışlarla dolu kitapların ortalıkta olması evrim karşıtlarının bilimden ne kadar uzak olduğunu kanıtlamak açısından önemli birer kaynaktır bilim adamları için.

Bu basın toplantısının tam tarihini bilmiyorum. Mayıs ayı içinde olduğunu tahmin ediyorum. Eğer öyleyse Adnan Oktar’ın bu kitaba ve diğer kitaplarına karşı verilmiş cevaplardan haberi vardır. Cevap veremiyorlar falan diyor ama aslında aldığı cevabın farkında diye tahmin ediyorum. Eğer gerçekten verilen cevaplardan bihaberse, kendisine Bilim ve Gelecek dergisinin Nisan ve Mayıs aylarında yayımlanan 38. ve 39. sayılarını incelemesini tavsiye ederim. Aynen Adnan beyin söylediği gibi bilim adamları toplanıp bu kitabı incelemiş ve Adnan Oktar’in kitaplarındaki yanlışları tek tek ortaya koymuştur. Bilimin Safsataya Yanıtı HARUN YAHYA DOSYASI ve ABD Klonu Yaratılışçılık HARUN YAHYA DOSYASI – 2 başlıklarıyla çıkan 2 sayı boyunca Adnan Oktar’ın iddiaları teker teker çürütülmüştür.

Adnan Oktar’ın istediği de bu değil miydi? “…eğer bu kitap yanlışsa, anlatılanlar yanlışşa bunu anlatan bir kitapçık çıkarılır, konu biter” demişti. İstediğiniz oldu Adnan bey. Bilim adamları size gerekli cevabı verdiler ve konu kapandı.)

İncelememi burada noktalıyorum. Umarım bu incelemem hala Harun Yahya kitaplarının bilimsel gerçekler içerdiğini düşünen kesim için faydalı olur.

Not: YouTube’a erişemeyenler, basın toplantısının videolarına aşağıdaki adreslerden ulaşabilirler.

1. bölüm: http://www.harunyahya.tv/detail.php?l=1&pid=4766
2. bölüm: http://www.harunyahya.tv/detail.php?l=1&pid=4767

Reklamlar

Yasal Uyarı: Buraya yorum yazarak, yazdıklarınızın hukuki sorumluluğunu üstlenmiş bulunuyorsunuz. Eğer bunu kabul etmiyorsanız yorum yazmayın.

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: